Yok hiç kimsem yok biliyordum
Biliyordum sen sonumu buldun
Hiç bırakmam gitmem diyende sen
En zor günde bırakıp gidende sen
Şimdi bir kenarda hıçkıra hıçkıra
Ağlıyorum çiçegim sana deil bana
Şimdi bir kenarda hıçkıra hıçkıra
Ağlıyorum çiçegim sırtımdan vuranlara
Ağla yürekli çocuk seni ağlatanlara
Ağla yürekli çocuk sevip unutanlara
Ağla yürekli çocuk umudun kıranlara
Ağla yürekli çocuk yürekten vuranlara
Ağla yürekli çocuk ağla yürekli çocuk
Şimdi bir kenarda hıçkıra hıçkıra
Ağlıyorum çiçegim sana deil bana
Şimdi bir kenarda hıçkıra hıçkıra
Ağlıyorum çiçegim sırtımdan vuranlara
Ağla yürekli çocuk seni ağlatanlara
Ağla yürekli çocuk sevip unutanlara
Ağla yürekli çocuk umudun kıranlara
Ağla yürekli çocuk yürekten vuranlara
Delikanlının Gözyaşları
Hayat çok acı insanlar yalancı Yok bir dostum yok yok dost sıcaklığı Hayat çok acı insanlar yalancı Yok bir dostum yok yok dost sıcaklığı
Sevdim ben birini sevdim kendim gibi O sevmediki onu seven birini Kimlere boyun eğmedim ki Kimlerden kazık yemedim ki Kimlere şu yüreği vermedim ki Ve ben delikanlıyım Neden gözyaşım akıyor
Yine gece yine yapayalnız O son ışıkta söndü ve ben hiç hesapsız Belki tek taraflı yine sensiz tek tabanca Seni seviyorum seviyorum
Kimlere boyun eğmedim ki Kimlerden kazık yemedim ki Kimlere şu yüreği vermedim ki Ve ben delikanlıyım Neden gözyaşım akıyor Ve sen delikanlıydın neden bırakıp gittin
ACIMADAN VURURUM
Dünyanın kanunu bu garipleri sevmezler Seni gelin edenin karşısında dururum Anan baban kararlı seni bana vermezler İstemeye geleni acımadan vururum
İlk mahkeme sonunda düşsem hapishaneye Suçum sabit cezamı kesseler kırk seneye Ben içerden çıkarım sen dönerken neneye Seni helal bileni acımadan vururum
Bu defa teslim olmam foto x e giderim 'Yıllar önce bu resmi sen mi çektin lan' derim Kuaförü unutmam kıyasıya döverim Gelinliği vereni acımadan vururum
Bir şişe ham şaraba şahidini astırıp Çok bilen çok konuşan sağdıçını susturup Nikahını kıyan o memura kan kusturup Yatağını sereni acımadan vururum
İki mermi koyarım bizim için silaha Bil ki sana kıyamam girdim ama günaha Affet diye yalvarıp el açıp da Allah'a En sonunda kendimi acımadan vururum ..
!Hayatının anlamı senin bakışlarında gizlidir. " Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı.. Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermis.Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş..Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş.. Köy,kasaba,ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabiki ... Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona : -Şu karşı ki dağları görüyor musun,orada yaslı bir bilge yaşar! istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir. " demişler. Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye Hayatın anlamının ne olduğunu sormuş ..
Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor demiş ... Adam kabul etmiş..
Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş. Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel ... Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersin.. Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş peki bahçe nasıldı? Adam şaşkın.. Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki... Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş Bilge... Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü ... Geri geldiğinde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş ... Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış..Bilge gülümsemiş ,ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve eklemiş : "Hayat senin bakışınla anlam kazanır, ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın.. Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır ... "